Kupa Tedavisi - Hacamat

Kupa Tedavisi nedir?

Kan dolaşımını arttırmak ve kas spazmını ortadan kaldırmak için vücudun belirli noktalarında bölgesel vakum yapılarak uygulanan kolay, güvenilir ve etkili bir tedavi yöntemidir. Kuru ve yaş kupa olarak ikiye ayrılmakta,  yüzeysel cilt kesikleri oluşturulması yolu ile, toksin içeren kanın alındığı zaman yaş kupa, ya da hacamat olarak adlandırılmaktadır.

Tıbbin en eski tedavi yöntemlerinden olan kupa tedavisi antik Mısır ve Çin’de birkaç bin sene öncesinden uygulandığı bilinmekte, ilk yazılı kaynaklar da bu ülkelerde bulunmuştur. Daha sonra dünyanın dört bin yanındaki toplumlarda da uygulandığı bilinmektedir. Kupa tedavisi ve kan alma yöntemi Moğol ve Türk toplumlarda 2500 yıllık geçmişe sahip olduğu düşünülmekte ve bu bilgiler Anadolu’ya kadar nesilden nesle aktarılarak gelmiştir. Çin’de M.S 281 yılında Çinli Taoist hekim Ge Hong tarafından yazılmış, ‘‘Acil durum tedavi el kitabı’’nda kupa tedavisinden bahsetmiştir. Eski bir Çin ifadesi ‘’akupunktur ve kupa uygulaması ile hastalıkların yarısından fazlası iyileşir’’ denmiştir. Çin’de akupunktur, kupa tedavisi, bitkilerle tedavi, Tuina masajı, Qi Gong, Tai Chi gibi sağaltıcı yöntemler arasında kupa ile kanatma yöntemi önem taşımaktaydı.  

Hipokrat ve Galen hem kuru hem de yaş kupa tedavisini kendi eserlerinde tanımlamıştır.

İslam tıbbinin en kapsamlı kaynağı olan M.S 1.yy’da İbn-i Sina’nın yazdığı “El-Kanun Fi’t-Tıbb’’ kitabında da kuru ve yaş kupa uygulamalarından ayrıntılı olarak bahsetmiştir. İbni Sina, kuru kupa ‘’sıcaklık’’ oluşturur, yaş kupa ise sıcaklığı vücuttan uzaklaştırarak ‘’soğukluk’’ oluşturur ifadesini kullanmıştır.

Hacamat- arapça el hicama kelimesinden gelen İslam tıbbında yaş kupa tedavisinin karşılığıdır. Arap yarımadasında havanın hem sıcak olması, hem de sulak alan çok az olmasından dolayı tıbbın en eski yöntemlerinden olan kanatarak yapılan tedavilerinden sülük tedavisi çok az yer almıştır. Bu yüzden yaş kupa tedavisi gelişmiştir.

Tıbbi nebeviye göre vücutta yaş kupa noktaları tanımlanmıştır. Onlardan en önemli olanları kahil ve ahdayin noktalarıdır. Kahil noktaları yaklaşık C7 ve Th1-2, Th5 (interskapülar), Th6-7 (angulus inferior scapulae); ahdayin noktası ise proc.mastoideus civarında bulunmaktadır.

Geleneksel Çin tıbbına göre kupa tedavisinin amacı, yaşam enerjisi olan Chi ve kanın hareketini düzenlemek, bunun sonucunda vücutta bulunan Rüzgar, Soğuk, Nem ve Sıcak gibi patojenleri uzaklaştırmaktır.

Yaş kupa yönteminde sivri uçlu delici aletler, uzun esnek saplı ucunda 7 tane kısa iğnesi bulunan yedi yıldız iğnesi (seven star needle) ya da bistüri kullanılarak meridiyen ya da akupunktur noktaları üzerinden kanatarak kan alınır. Burada amaç çok miktarda kan boşaltmak değil, hasta organ ya da bölgede bulunan patojeni uzaklaştırmak için blokajı çözmek, kan dolaşımının yetersizliği ya da stazı ortadan kaldırmaktır.

Çeşitli kupa yöntemi vardır. Kan alınarak yapılan yaş kupa dışında kansız, kas spazmı çözmek ve kan dolaşımını hızlandırmak için yapılan sabit kuru kupa, vücut yüzeyini yağlayarak üzerine vakumlanmış kupayı gezdirerek yapılan hareketli kupa (kupa masajı), noktaya batırılan akupunktur iğnesini içine alacak şekilde yapılan kupa, ateşli sıcak bölgeye içine buz ya da su, bitkisel karışım olan sıvının konarak yapılan kupa gibi rahatsızlık durumlara göre değişik kupalama yöntemleri kullanılabilir.

Kupa basıncının derecesine göre hafif, orta ve çok basınçlı şeklinde de uygulanabilir. Ancak ilk kez kupa tedavisi yapılan hastaya uygulama sırasında mutlaka hafif basınç uygulamalıdır. Aksi halde ciltte büller oluşabilmekte ya da fazla basınçtan hasta rahatsızlık duyabilmektedir. Kuru kupa sonrası çiltte meydana gelen renk değişikliği hasta hakkında bazı ipuçları vermektedir. Çoğunlukla hafif kızarıklık oluşması normal karşılanırken koyu kırmızı ve mor renk alması kan dolaşımında durgunluk olduğu, tersine kızarık renginin de oluşmaması beyaz renge dönüşmesi Chi ve kan eksikliğini anlamındadır. Nadiren siyah noktacıklar, lekeler oluşabilir ve bu da cilt altında biriken ağır metal v.b toksik maddelerin varlığı düşünülebilir.

 İlk uygulamayı hastayı yatar pozisyonda yapmakta fayda vardır. Özellikle yaş kupa tedavisinde hastada tansiyon düşme, baş dönmesi hatta senkop geçirme riski olabilmektedir. Bu yüzden tedavi öncesi hastanın fizik muayenesi, nabız ve dil muayenesi, kan tahlilleri ve diğer tetkiklerinin de incelenerek doğru noktanın ve nokta sayısının belirlenmesi gerekmektedir.

Yaş kupa için uygun noktalar seçildikten sonra bölge antiseptik solüsyonu ile temizlenmeli, hastanın fazla acı çekmemesi için derin ve uzun kesiler oluşturmadan bisturi ucu ile noktaya yüzeysel kısa çizikler özenle çizilmelidir. Kupa içine gelen kan yaklaşık 10-15 dk sonra pıhtılaşmakta, genellikle bir kez yeterli olmakla beraber gerekirse bu pıhtılaşmış kan temizlenerek 2-3 sefer yine vakumlanabilir. Tedavi sonrası kesi yeri antiseptik ile temizlenerek steril gazlı bez ile kapatılmalı, hastaya bol sıvı alınması ve 2-3 gün ağır yemeklerden kaçınması, yara yerine skatrizan krem ya da kantaron yağı gibi doğal yağlar sürülmesi tavsiye edilebilir.

Yaş kupa için en uygun mevsim ilk bahardır. Geleneksel Çin tıbbındaki beş element teorisine göre karaciğer tahta-ağaç elementi olmakta, baharda ağaçlar, bitkiler canlanması gibi karaciğerin aktif çalıştığı dönemdir. Bu dönemde yaş kupa ve diğer detoks terapi yöntemleri hastanın iyileşmesinde önemli rol oynamaktadır. 

Kuru ve yaş kupa uygulamasının birçok etki mekanizması vardır. Uygulanan bölgede negatif basınç sonucu kapiller geçirgenlikte artış, lenfatik sisteme destek, çizik ile oluşan immün hücrelerinin aktivasyonu, serbest sinir uçlarının uyarılması sonucu meydana gelen refleks yanıt, nitrik oksit, beta endorfin salınımı v.b etkiler söz konusudur.

Kupa tedavisi, 2016 yılından başlayarak Sağlık Bakanlığı sertifikasyon eğitimlerinde yer almış, bugüne kadar SBÜ başta olmak üzere diğer üniversite hastanelerinin GETAT merkezlerinde yüzlerce hekim kupa tedavisi eğitimi alarak uygulamaya başlamıştır.

Kupa Tedavisinin En Yaygın Olarak Kullanıldığı Hastalıklar

  • Hastalık sebebinin belirlenemediği durumlarda, hastanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için,
  • Kas-iskelet sistemi ağrılarında,
  • Romatizma ve kireçlenmeye bağlı kronik ağrılarda,
  • Eklem hareket kısıtlılığı ve sabah tutukluğu durumlarında,
  • Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında,
  • Uyku bozukluklarında,
  • Sindirim sistemi hastalıklarına bağlı bulantı, kusma, kabızlık gibi durumlarda,
  • Sebebi açıklanamayan yorgunluk durumlarında kullanılmaktadır.